16 Aralık 2009 Çarşamba
Çığlıklarının Tepkisizliği
Sadece Kuşların ağlamalarıydı sonsuz karanlıklarında tınlayan. Sana mıydı bu kahpe Kırıntılar?
Öyleydi ki kesti kanayan yerlerimi. Derinden, acı ...
Ağaçlardan dökülen yapraklar değil kuşların gözyaşları sanki ...
Sana bana ona ... Kimin şansına ne gelirse ... İnce, derin, huysuz?
Ya gözlerindeki korku? Soğuktan ya da sıcaktandır belki ...
Sende bak konuşamıyorsun işte! İsyanını bu kadar içine atmandandır belki sözlerinin absürtlüğü?
Belki de bundandır sessizliğinin varoluşu? Sesleri duyamamamdandır konuşamaman kim bilir?
İşte böyle acınabilir haline ... Sessizce, saygısızca, sensiz ...
Sessizdir bütün Çığlıklar evet! Kimse duyamaz ki sessizliğini ... Hayin bir pusu gibi sadece iki kulağımda çınlar çığlıklarının tepkisizliği ... Zekice ve sessiz?
Ve belki sen duyabilirsin bu sessizliğimi? Sadece ve sensizliğim kim bilir sen? ...
Saygısızca sevebilirsin zaten bu şehri ... Kimse seni duyamazken başka hiçbir çaren yok sanki ...
Senden büyük değildir düşünceleri seninkinden büyük değildir. Ufacık belki ... Kum tanesi misali ufalanır gider!
Sensiz kalan bütün sokak köşelerine rağmen ,yapayalnız banka oturan bir kadın vardır mutlaka bir yerlerde. Senin gidişini umursamıyor sanki?
Umur denilen tınıda çoktan kaybolup gitmiştir belki?
Çığlıkların gibi! Tepkisiz ve sessiz! ...
Ve gitmişlerdir belki de tıpkı senin gibi? !
Etiketler:
çığlık,
çığlıklarının tepkisizliği,
gidiş,
meliha yaman,
sessiz,
tepki,
yalnızlık
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder