"Şuan yapılan hadiseler ruhani değil."
"Diş macunumu ıslatmamam bana ondan kaldı."
İnsanları olduğu gibi kabul etmek zordur bu hayatta kolay olsaydı en güzel zamanların birinde yaşardık diye düşünüyorum.İnsanları olduğu gibi kabul eden birileri hala olmalı diye düşlerken tanıştım bu adamla.İnsanları olduğu gibi kabul etmesini bilen bir adam ve keyifli bir sohbetin tam ortasında buldum kendimi biranda.
-Evet bilen biliyor ama bilmeyenler için kendinizden bahseder misiniz?Nasıl biridir Cankoray ne yer ne içer?
Hayatını normal idam ettiren bir insanım herkes gibi.Gerçek mesleğim bildiğin gibi kuyumculuk ama bunun yanında müzikle de yakından ilgileniyorum.Müzisyen olmakla uğraşıyorum.Amasya-İstanbul ve çeşitli şehirler arasında seyahatle geçen bir yaşantım var desek daha doğru olur aslında.Zamanımı ister istemez dolu dolu geçiriyorum.Her ne kadar kaptan mağara adamı gibi bir görüntüye sahipsem de normal bir insanım :)
-Ehehe (: Estağfurullah efendim. Peki müziğe ne zaman başladınız?
Müziğe ilkokul yıllarımda başladım.Babam o zaman bana bir bağlama almıştı ehh o zamanlar öğretmen falan yok kendi kendime kısa saplı,uzun saplı bağlama derken işte bu zamanlara geldik.Zaten çoğu insan birşeye yeteneği yada ilgisi olduğunu o zamanlar anlar.Bende ortaokulda batı tarzı müziklerin yavaş yavaş Türkiye'ye yer etmesiyle rock,caz gibi tarzlara yöneldim.
-Peki bu kadar şarkı yaptınız.Şarkı sözleri yazdınız.Şarkılarınızı kime hitaben yazdınız acaba?
Her şarkımın ayrı bir sahibi var.Ne yazılar yazdık ne cümleler kurduk hangisini söyleyeyim.Mesela "Bir kalbim var."ve "Senden bana kalan." adlı şarkılarımı hissederek yazdım.Bir kalbim var da;Bir kalbim var ama kırık;sağ köşesinden birazcık.Ellerim cebimde sokaktayım çok yalnızım. Bunları sahidende yaşamıştım.Sokaktaydım arabamı almamıştım ve yağmur yağıyordu.Diğer söylediğim şarkımdada diş macunumu ıslatmamam bana ondan kaldı. (:
-Yazılarınızdan da anlaşıldığı üzere kaleminiz güçlü.Peki var mı şiirleriniz,öyküleriniz?
Tabi ki,zaten hadi oturayım şarkı sözü yazayım diye yazmıyorum şarkıları.Örneğin, evde oturuyorum ve o an aklıma bir konu da birşeyler geliyor hemen bir yerlere karalıyorum belki birgün ilham perisi dürter de bu yazılar adam olur diye. :) Çoğu yazımdan da birşey çıkmıyor zaten.Ama kimi zaman da birden bire dökülüveriyor sözler.Bestelerde de bu böyle oluyor genellikle.
-Peki sormak istiyorum,kitap okuyor musunuz? Beğendiğiniz veya beğenmediğiniz yazarlar varmı?
Demiştim sürekli yollarda geçen bir hayatım var. Ve malesef kitap okuyamıyorum. Çok isterdim elime alsam okusam falan ama zamanım gerçekten yok.He okumadık mı evet bende okudum çok ünlü yazarların çok ünlü kitaplarını ama şimdi bunları söyleyipte çok kültürlü gibi davranmak istemiyorum.Düşün,İstanbul'da ev arkadaşım İstiklal Kitap Evinde çalışıyor. Buna rağmen okuma alışkanlığı edinemedim.
-Bence başlamalısınız okumaya. Herneyse albüm ne zaman elimize geçecek? (:
Albüm Haziran ayında inşallah çıkmış olacak.Yine bu dinlediğin şarkılar,kayıtlar daha profesyonel tabi ki.
-Sabırsızlıkla bekliyor olacağız. (: Evet, size bir teklif gelse ve istediğiniz bir sanatçı veya grupla sahneye çıkma fırsatınız olsa bu grup veya sanatçı hangisi olurdu?
Bence müzik denildiğinde şu grup şu sanatçı diye bir ayrım yok.Bence üstünlük müziği hissetmekte ve yaşamakta.Sonuçta müzisyen olmak başka birşey müzik yapmak başka.Teklif gelseydi büyük bir orkestranın arkasında gitar çalmak gibi mesela eğer adamlar müzisyense çalardım.Ya da tam tersi sahnenin önünde vokal olmam istenilseydi eğer çıkacağım grup müzisyense gider şarkımı söylerdim. Bunun gibi yani :)
-Güzel bir bakış açısı. Nihayetinde Merzifonda sahne alıyorsunuz çoğu zaman burda ki müzik çalışmalarını nasıl buluyorsunuz?
Merzifon'da müzik gelişme evresini yaşıyor bence.Küçük küçük adımlarla ilerlemeye çalışıyorlar.Zaten müzik alanın da ülkemizde de şuan yapılar hadiseler ruhani değil.
Teşekkürler Cankoray, bana bu fırsatı verdiğin,beni kırmadığın,sorularıma yürekten cevaplarla karşılık verdiğin ve en önemlisi heyecandan saçmalayan bana katlandığın için. (:
Muhabbetten soğuyan çaylarımızın dibini yudumladık. Soğumuş çayı bu kadar sevdiğimi bilmezdim. Giderken titreyen bacaklarım yüzünden düşme tehlikesi bile atlattım. Ama ağzımda ki çay tadı bütün olumsuzlukları sildi attı. Böyle muhabbet ertesi soğuyan çayı hep isterim.


Hiç yorum yok:
Yorum Gönder