Eski duvarda çalışan hercai bir saat… Bizim ondan ne farkımız kaldı bilmem ki?
Çalışmaya gayretindendir çıkardığı ses işte! . Tik tak tik tak…
Tahta taburenin üstünde eski özlemli resimlerin. Bütün renklere inat sadece 2 renk paklar bizi.
Siyah ve beyaz…
Siyahtır bütün zamanın o bekleten sessizliği; açılmayı bekleyen bir iftar vakti…
Sofrada duran bütün yemeklere inat yememenin, beklemenin acizliği inan ki.
Beklenebilenin sonunu düşünürcesine bir bekleme. Hani kavuşur ya bekleyen… Onun gibi…
Sus! Sus ki sessizliğindeki varoluşum hiç bitmesin. Bilirsin ya ben senin sessizliğini severim.
Sen konuşunca bütün renkler siyah olur. Bilirsin isyanın rengidir siyah! ...
Beyazlarım, kara bahtıma bir örtü misali. Ört beni sessizliğinin o saf beyazıyla...
Dedim ya iki renk paklar bizi.
Sus ki renklerin en güzeline gidebilelim.
Sen sustuğunda biliyorum ki bütün renkler beyaz olur biranda. Sus ki sonsuzluğa ersin düşlerim…
Zamanın, senin, benim ve renklerin buna o kadar ihtiyacı var ki!

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder